Bu dersimizde, Selefî çevrelerin sıkça dile getirdiği bir iddiaya cevap vereceğiz. Onlar diyorlar ki: “İbni Mesud Hazretleri tespih kullanma...
Bu iddialarına delil olarak da İmam Dârimî’nin Sünen’inde geçen şu hadiseyi naklediyorlar:
Nakledilen Hadise
Ömer b. Yahya, dedesinden şöyle nakletmiştir: Sabah namazından önce Abdullah İbni Mesud'un kapısında oturuyorduk. Evinden çıkınca beraber mescide yürüyecektik. Ebû Musa el-Eş'arî yanımıza geldi ve Abdullah'ın çıkıp çıkmadığını sordu. Derken İbni Mesud çıktı. Ebû Musa ona: "Ey Abdullah! Az önce mescitte garibime giden bir iş gördüm; gerçi hayırlı bir iştir ya..." dedi. İbni Mesud ne olduğunu sorunca Ebû Musa şöyle anlattı:
"Mescitte halka hâlinde oturmuş topluluklar gördüm. Her halkanın başında bir adam, elinde çakıl taşları olduğu hâlde komut veriyor; 'Yüz defa tekbir, yüz defa tehlil, yüz defa sübhanallah!' diyordu. Topluluk da taşlarla bunları sayıyordu."
İbni Mesud mescide gidip bu halkalardan birinin başına dikildi ve: "Nedir sizin bu yaptığınız?" dedi. Onlar: "Ey Abdullah, bunlar çakıl taşlarıdır. Biz bunlarla zikirlerimizi sayıyoruz." dediler. İbni Mesud onlara şöyle çıkıştı: "Siz o taşlarla günahlarınızı sayın! Ben de size hayırlarınızın eksilmeyeceğine garanti vereyim. Ey Muhammed’in ümmeti, helâkiniz ne kadar da hızla yaklaşıyor! Aranızda bu kadar sahabe varken, Resulullah'ın kefeni henüz nemlenmemişken..." (Dârimî, Sünen, I, 79-80)
Selefîler bu hadiseyi göstererek, zikrin taşlarla (ve dolayısıyla tespihle) sayılmasının bid'at olduğunu savunurlar. Şimdi bu iddiaya ilmî cevaplarımızı verelim:
1. Rivayetteki Metin Tutarsızlığı
Hadisin metninde geçen Ebû Musa el-Eş'arî'nin “Beni korkutan bir iş gördüm” sözü, sadece Taberânî rivayetinde geçmektedir. Buhârî, Ahmed İbni Hanbel ve Yahya gibi dev âlimler bu sözü zayıf görmüşlerdir. Onlar hadisi, Ebû Musa’nın “Hayırdan başka bir şey görmedim” sözüyle nakletmişlerdir.
Zaten hadisin devamında Ebû Musa’nın, “Yemin olsun ki bu kesinlikle hayırlı bir iştir!” demesi, onun bu ameli bid'at veya korkulacak bir iş olarak görmediğine, aksine hayırlı bulduğuna en büyük delildir. Yani sahabenin bir kısmı (Ebû Musa gibi) bu işi açıkça hayır görmektedir.
2. Hadisin Senedindeki Zayıflık
İlmî açıdan bakıldığında, âlimlerin ekserisi bu hadisi senedindeki raviler sebebiyle "zayıf" kabul etmiştir:
| Âlim / Muhaddis | Görüşü |
| İbni Hacer Hazretleri | Hadisi zayıf kabul eder. (Lisânü'l-Mîzan) |
| İbni Adî Hazretleri | Hadisi zayıf kabul eder. (el-Kâmil fi'z-Zuafâ) |
| İmam Heysemî | Hadisin zayıflığına işaret eder. (Mecmu'z-Zevâid) |
| İmam Zehebî | Ravi (Amr) hakkında "en zayıflar arasında yer alan, itibar görmeyen biridir" der. |
| İbni Maîn | Hadisin ravisi hakkında "rivayetleri değersizdir" hükmünü verir. |
3. Sahabe Arasındaki İhtilaf ve "Cumhur"un Görüşü
Hadi bir an için bu hadisi sahih kabul edelim ve İbni Mesud’un bu işe karşı olduğunu farz edelim. Peki, bir mesele sadece İbni Mesud'un görüşüyle mi kapanır?
Sahabeler arasında fıkhî meselelerde ihtilaflar olabilir. Bizim yapacağımız şey, sahabenin cumhuruna (çoğunluğuna) uymaktır. Şaz (istisnai) görüşler, en büyük zatlardan bile çıksa, genel uygulamayı bozmaz.
Örnekler:
Kur'an'ın Mushaf Yapılması: Hz. Ebû Bekir başlangıçta karşı çıkmıştı. Ancak sahabenin çoğunluğu "hayır" gördüğü için kitap hâline getirildi.
Kenz Meselesi: Hz. Ali (k.v.), 4.000 dirhemden fazla mal biriktirmeyi "kenz" (haram) sayarken, diğer sahabeler "zekâtı verilen mal kenz değildir" diyerek bu görüşe katılmamışlardır. Bugün biz de cumhurun görüşüyle amel ediyoruz.
Aynı şekilde; Ebû Musa el-Eş'arî (r.a.) gibi büyük bir sahabe zikri taşla saymayı "hayırlı bir iş" olarak görürken, İbni Mesud’un (hadi sahih olsa bile) şahsi içtihadı tüm ümmeti bağlamaz.
Selefîlere Soruyoruz
Ey Selefîler! İbni Mesud'dan başka bu işe karşı çıkan tek bir sahabe gösterebilir misiniz? Gösteremezsiniz.
Hâlbuki biz; Hz. Safiyye, Hz. Sa'd b. Ebî Vakkas ve daha birçok sahabenin zikirlerinde taş ve hurma çekirdeği kullandığını, Peygamber Efendimiz’in (a.s.m.) de bunları gördüğü hâlde yasaklamadığını (takrirî sünnet) kaynaklarıyla ispat ediyoruz.
Sonuç Olarak:
İbni Mesud Hazretleri şahsi bir içtihatla bu duruma karşı çıkmış olsa bile, diğer sahabelerin uygulaması ve Efendimiz'in (a.s.m.) sessiz onayı; zikrin taş, çekirdek veya tespih gibi araçlarla sayılmasının caiz olduğunu kesin olarak ispat eder. Tespih, işlevsel olarak o günkü taşlardan farklı değildir; sadece modern ve kolaylaştırılmış bir araçtır.
.jpg)
Hiç yorum yok