Soru 1: İçtihat nedir ve içtihadın şartları nelerdir? Cevap: İçtihat; fıkhın "fürû" (uygulamaya dair detay) konularından olan bir...
Soru 1: İçtihat nedir ve içtihadın şartları nelerdir?
Cevap: İçtihat; fıkhın "fürû" (uygulamaya dair detay) konularından olan bir şer’î hükmü, ana delillerinden çıkarmak için tüm gücü harcayarak ilmî bir çaba göstermektir.
Bir kimsenin içtihat yapabilmesi için şu şartları taşıması gerekir:
Hükümlere kaynaklık eden Kur’an ayetlerinin sözlük anlamlarını ve dinî terminolojideki karşılıklarını bilmek.
Hükümlere dair hadis metinlerine ve bu hadislerin senedlerine (rivayet zincirine) hâkim olmak.
İslam âlimlerinin hangi konularda "icma" (görüş birliği) ettiğine vâkıf olmak.
Kıyas yapabilmek için; kıyasın çeşitlerini, illetlerini (hükmün gerekçelerini), şartlarını, kısımlarını, makbul olan ve olmayan yönlerini bilip bu konuda ilmî bir yetkinliğe sahip olmak.
Bu donanıma ve yeteneğe sahip olan kişiye "müçtehit", delillerden çıkarılan şer’î hükme ise "müçtehidün fîh" denilir.
Soru 2: İçtihadın hükmü nedir?
Cevap: İçtihadın hükmü, hata ihtimali bulunmakla birlikte "zann-ı galip" (kuvvetli kanaat) elde etmektir. Buna göre bir müçtehit, içtihadında doğruya isabet edebileceği gibi hata da edebilir. Ancak gerekli şartlara sahip olup samimi bir ilmî gayret gösterdiği için sevap kazanır ve hatasından dolayı sorumlu tutulmaz.
Buna karşın; doğru olan yol çok açıkken müçtehit içtihadında kusur gösterir, yeterince tetkik etmeden ve derinlemesine araştırma yapmadan bir sonuca ulaşırsa, bu durumda sorumlu olur ve kınanmayı hak eder.
Soru 3: Müçtehitlerin hataya düşmeyeceklerini söyleyenler var mıdır?
Cevap: Evet, vardır. Ehl-i Sünnet’e göre her müçtehit hata edebilir; çünkü mutlak hüküm, Allah katında tektir. İki farklı içtihattan biri isabetli olduğunda, diğerinin hatalı olduğu kendiliğinden ortaya çıkar.
Fakat Mu’tezile mezhebine göre müçtehit hata etmez; çünkü onlara göre hak birden fazladır. Hâlbuki bu iddia doğru değildir. Hak birden fazla olsaydı, bazen iki zıt hükmün aynı anda doğru kabul edilmesi gerekirdi ki bu mantıksal olarak mümkün değildir.
Soru 4: İçtihatta bölünme (tecezzî) mümkün müdür?
Cevap: Bu konuda görüş ayrılığı olsa da genel kabul gören yaklaşım, içtihatta bölünmenin mümkün ve caiz olmamasıdır.
Çünkü sadece bir iki meselenin gerekçesine (illetine) vâkıf olmakla bir kişi müçtehit sayılamaz. Müçtehit, her meselede hüküm çıkarabilme yeteneğine sahip olmalıdır. İçtihat, tam bir fakihlik makamıdır. Nasıl ki bir kişi hitabetin birkaç kuralını bilmekle "beliğ" (usta hatip) olamazsa, birkaç şer’î meseleyi çözmekle de müçtehit sıfatını kazanamaz. Gerekli şartları taşımadığı hâlde içtihatta bulunmaya cesaret edenler büyük bir vebal altına girerler.
طُوبٰی لِمَنْ عَرَفَ قَدْرَهُ وَلَمْ يَتَعَدَّ طَوْرَهُ
Ne mutlu sınırını bilenlere ve haddini aşmayanlara!
وَمِنَ اللّٰهِ التَّوْفٖيقُ
Başarı Allah’tandır.
).jpg)
Hiç yorum yok